Forex Firmaları Robot Yazılımları Neden Yasaklar?

Forex piyasalarının yaygınlaşması ile beraber, piyasada işlem yapanlara yardımcı olabilecek eklenti ürünlerinin sayısı da her geçen gün artmaya devam ediyor. Bu eklentilerden en yaygın olarak kullanılanların forex robot yazılımları olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bu yazılımlar yatırımcılara kazanç elde etme garantisi vaat eder. Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan ya da hesaplarıyla yeterince ilgilenebilecekleri zamanı bulamayan yatırımcıların piyasada işlem yapmasını kolaylaştıran robot yazılımlar, piyasa kullanıcılarının bir kısmı tarafından yoğun bir şekilde kullanılırken bir kısmı tarafından ise karşı çıkılmaktadır. Forex aracı kurumları için de benzer bir durum söz konusudur. Bazı aracı kurumlar yatırımcılarına sundukları online işlem platformunda robot yazılım kullanımına izin veriyor, bazı kurumlar ise buna karşı çıkıyor.

Forex Firmaları Robot Yazılımı Neden Yasaklar?

Forex aracı kurumların piyasada işlem yapan yatırımcılarını korumak öncelikli amaçlarıdır. Yatırımcıların kaybetmesini hiçbir forex firması istemez. Yatırımcıların işlem yapmadığı bir forex firmasında, aracı kurumların ayakta kalması beklenemez. Dolayısıyla, yatırımcılarına robot yazılım kullanımını yasaklayan firmaların asıl sebebi bu yazılımlara güvenmemeleri ve yatırımcılarının kayıplar yaşamalarına engel olmak istemeleridir. Forex firmaları, ilk kez piyasada işlem yapmaya başlayacak olan yatırımcılarını piyasaya hazırlamak için pek çok hizmet sunar. Yatırımcılarına ücretsiz eğitimler verir; eğitimlerde piyasayı tanıtır, nasıl işlem yapıldığını kavramalarını sağlar, piyasada işlem yaparken verilerin nasıl yorumlanması gerektiğini ve nasıl teknik analiz yapılacağını gerek eğitim sınıflarında gerekse online olarak derslerde aktarır. Yatırımcıların demo hesaplar üzerinden kendilerini denemelerine aracı olur. Yatırımcıların işlemleri sırasında piyasanın uzman isimlerinden ücretsiz analiz desteği almalarını sağlar. Bu ana hizmetler ile beraber daha pek çok yoldan yatırımcılarına destek olan aracı kurumlar, hata yapmaya oldukça müsait robot yazılımlara karşıdır. Yatırımcılarını bu denli piyasaya hazırlamak için emek veren forex firmalarının bu tarz yazılımların kullanımı sonucu başarısızlıkların meydana gelmesine engel olmak adına yasaklar. Çünkü yatırımcının kaybetmesi, firmanın da kaybetmesi demektir.

Forex Robot Yazılımları Güvenilir mi?

Piyasada her gün bir yenisinin forex yatırımcılarının kullanımına sunulduğu robot yazılımlar, aslında gerçek zamanlı veriler ile çalışır. Bu yazılımlarda hazır olan yatırım stratejileri, piyasada beklenti seviyelerinin gerçekleşmesi ile beraber otomatik olarak emir iletimi sağlar. Yani yatırımcının yerine kar getirmesi olası pozisyonlar açar, uygun seviyelerde kapatır ya da kapanan pozisyonları günceller. Verilerin geçmişte yaşanan gelişmelere benzer şekilde gelmesi, yani beklentilere uygun piyasa hareketlerinin oluşması durumunda bu yazılımlar doğru sonuçlar verebilir. Fakat piyasada her gelişme bu şekilde olmaz. Forex piyasalarının küresel olması, dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan ekonomik ve finansal gelişmelerin tüm piyasalara etki etmesine sebep olur. Yani forexte her gelişmeyi öngörmek mümkün olmayabilir. Bazı psikolojik faktörler de forex işlemlerinde söz konusu olabilir. Böyle durumlarda, yazılımların koşullara uyum sağlaması beklenemez ve hatalı işlemlere sebep olması kaçınılmaz olur. Bu nedenle, forex robot yazılımları genel olarak olumlu sonuçlara imza atsalar dahi, yanılma paylarının her zaman olduğunu belirtmekte fayda var.

Forex Ekonomik Takvim Takibinin Önemi

Bir yatırımcı olarak, kazanç elde etmek amacıyla forex piyasalarında işlem yapmayı tercih ediyorsanız, kabul etmelisiniz ki ekonomik ve finansal tüm gelişmeler sizi yakından ilgilendiriyor. Forex, yapısı gereği bu gelişmelerden doğrudan etkilenen bir yatırım piyasasıdır. Forexte katılımcılar, küresel çapta işlem gören ürünlerin fiyat beklentileri üzerinden alım ya da satım yaparak kar fırsatlarını değerlendirmeye çalışırlar. Ürünlerin fiyat seviyeleri, dünyanın her yerinden binlerce katılımcının gerçekleştirdiği anlık işlemler ve makroekonomik gelişmelerden etkilenerek yön bulur ve trend oluşturur. Yatırımcılar da bu gelişmeleri en doğru şekilde yorumlayarak, trende uygun bir şekilde yatırım kararlarını verir.

Forex Yatırımcıları İşlemlerini Neye Göre Yapar?

Forexte işlem gören ürünlerin fiyat seviyelerinin makroekonomik veriler doğrultusunda hareket ettiğini belirtmiştik. Piyasada küresel çapta işlem gören 70’ten fazla ürünün fiyatları, başta ait oldukları ülkelerin ekonomik durumlarına dair işaretler veren veriler, gelişmeler, olaylar, haberler vs sonra da bu ülkenin ilişki içerisinde olduğu diğer ülkelerin makroekonomik verileri ile paralel olarak seviye değişiklikleri yaşar. Bu makroekonomik verilerin bir kısmı belli periyotlarda düzenli olarak açıklanırken bir kısmı ise öngörülemeyen olağandışı gelişmeler olabilmektedir. Olağandışı gelişmelerin meydana gelmesi sonucunda, yatırımcılar işlemlerini daha önce benzer gelişmelerin yaşanıp yaşanmadığına bakarak, teknik analiz sonuçlarını ve piyasanın mevcut trendini de dikkate alarak yapmaları gerekir. Periyodik veriler ise, yatırımcıların takip edebilmesi için hazırlanan ekonomik takvimler üzerinden takip edilebilir.

Ekonomik takvimler, piyasada hizmet veren aracı kurumlar, bankalar, hatta piyasalar ile ilgili içerikler oluşturan online platformlar tarafından hazırlanır ve sabah, akşam, haftalık olmak üzere sık sık güncellenir. Buralardan ekonomik verileri takip edebilirsiniz; fakat forex yatırımcısı iseniz zaten bir aracı kurum ile çalışıyorsunuz demektir. Aracı kurumlar, günlük ve haftalık olarak piyasada öne çıkan gelişmelerin, beklentilerin ve önemli teknik seviyelerin paylaşıldığı bültenler hazırlayarak yatırımcılarına ulaştırırlar. Bu bültenlerde de ekonomik takvimlere ulaşabilirsiniz. Ekonomik takvimlerde yer alan verileri takip ederek, piyasanın tepkilerine de uygun bir şekilde işlem kararlarınızı verebilirsiniz. Ekonomik takvimdeki verilerden bihaber yatırımcıların ne yazık ki forex piyasalarında başarılı olmaları beklenemez.

Ekonomik Takvimde Hangi Veriler Yer Alır?

Ekonomik takvimde genellikle küresel veriler arasından seçilen, piyasalarda önemli etkiler yaratacağı öngörülen (daha önceden hep öyle olduğu deneyimlenmiş) verilere yer verilmeye çalışılır. Bu takvimlerde enflasyon rakamları, işsizlik rakamları, kapasite kullanım oranları, güven endeksleri, dayanıklı mal siparişleri, tüketici hissiyatı, kuyu sayıları, stok sayıları, tüketici beklentileri, satın alma müdürleri endeksleri, konut satışları gibi verileri takip edebilirsiniz. Bu veriler görüldüğü üzere ülkelerin ekonomik durumlarını ifade eder. Önem derecelerinin 1’den 5’e kadar yıldızlarla belirtildiği veriler arasında en yüksek öneme sahipler merkezinde tüm verileri incelemeniz gerekebilir. Çünkü verilerin birbirlerini etkilediği durumlar da zaman zaman yaşanabilir. Bu nedenle ekonomik takvimin, zaten uzmanlar tarafından elenerek hazırlandığını ve takvimde yer alan verilerini tamamının öne çıkan veriler olduğunu unutmayarak işlemlerinizde yer vermenizi tavsiye ederiz.

Piyasalar Verileri Nasıl Fiyatladı?

Piyasalardaki sıcaklığın devam ettiğini belirterek sözlerine başlayan Adnan Çekçen günü şöyle değerlendiriyor: “Kur tarafı çok kritik. Hafta boyunca Hafta boyunca takip ettiğimiz kritik destek noktasının da altına sarktı. TL varlıklarındaki yükseliş hareketi bir ara gelişmekte olan para birimleri arasında dolara karşı en çok değer kazanan para birimi olarak fiyatlanırken saat 16:45 itibarıyla Amerika’da açıklanan üretim PMI verisi sonrası kur tarafının tekrardan bir anda 3,05’in üzerine attığını gördük. Bu veri 2015’in 11.ayında itibaren en yüksek veri olarak kaydedildi. Dolayısıyla bununla beraber tüm gelişmekte olan para birimleri üzerinde baskının arttığını görüyoruz. Aslında bir denge noktası ararken kur tarafında gevşemeler devam ederken bu verinin tetiklediğini gördük. Dolar tarafında haftalık kapanışlar önemli olacak. Özellikle bugün 3,04 seviyesini gördük; ama bu seviyelerden bir kapanış gerçekleşmiş olsaydı bu satışlar önümüzdeki hafta itibarıyla devam edebilirdi. Tekrardan üst bandın üzerine yerleştiğini görüyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki hafta kritik veriler takip edilecek; ama özellikle haftayı kapatırken 3,05’in üzerinde bir kapanış gerçekleşirse genel olarak o yükseliş eğiliminin biraz daha korunduğunu takip edebiliriz. Euro Bölgesi verileri beklentileri karşıladı. İngiltere tarafında açıklanan hizmet PMI verisindeki tarihi düşüş önemliydi. Bu da Sterlin varlıklarına ciddi satış getirdi. Bir diğer nokta da petrol fiyatlarındaki düşüş söz konusuydu; 44 dolarların da altında bir fiyatlama gördük. Dolayısıyla ham petrol tarafındaki düşüş eğilimini önümüzdeki hafta tekrardan konuşuyor olabiliriz. Önemli bir gelişme olarak karşımıza çıkarken TL varlıkları açısından kritik bir haftayı geride bıraktık.”

Önümüzdeki hafta FED toplantısı olacağını hatırlatan Adnan Çekçen, şunları ekliyor: “ABD tarafında açıklanacak olan ikinci çeyrek büyüme rakamları ön planda olacak. Japonya Merkez Bankası’nın faiz kararını takip ediyor olacağız. Endeks tarafı da 72500 üzerinde bir kapanış olsaydı, tepki alımı teknik olarak da devam edebilir.”

-Adnan Çekçen-

https://www.youtube.com/watch?v=H7se04Emvqs

 

 

 

Yurt İçi Piyasalar MGK Toplantısına Odaklandı

Yurtiçi piyasalar açısından oldukça hareketli günler geçirdiğimizi belirten Adnan Çekçen, piyasaları şöyle değerlendiriyor: “Gün içerisinde veri trafiğinden ziyade daha çok Ankara’dan gelecek açıklamalar daha çok fiyatlandı. Elbette şuanda bekleyiş TL varlıkları açısından geniş bir bant aralığında gerçekleşiyor. Dolar tarafı 3,01 – 3,06 aralığında bir hareket halinde. Dolayısıyla verilerden daha çok gözaltı haberleri, aynı zamanda Ankara’dan gelebilecek açıklamalar, Milli Güvenlik Kurulu’nun verecek olduğu kararlar piyasalarda oldukça fiyatlanacak. Fx piyasaları açık olduğu için Borsa İstanbul 74.900’ün üzerinde bir kapanış gerçekleştirdi. Fx piyasaları bu akşam itibarıyla gelebilecek açıklamaların seyrine göre ciddi anlamda dalgalı olabilir. Hafta başından beri söylediğimiz üzere yön tayin etmek zor olacak. Verilecek kararların ve piyanın vereceği tepkilerin ne olacağı takip ediliyor.”

“Kur tarafında tansiyonun düşmesi için 3,00 seviyesinin altında bir fiyatlama görmemiz gerekiyor.” diyen Adnan Çekçen beklentilerini aktarmaya şöyle devam ediyor: “Eğer bu söz konusu olursa tekrardan bir düşüş hareketi devam edebilir. Borsa İstanbul tarafında da Ankara’dan gelebilecek açıklamalar bekleniyor. Evet 75 binin altında kapanış gerçekleşti. İngiltere referandumu sonrası görülen dip noktası 74 bin idi; dolayısıyla açıklamaların seyrine ve kurun hareketine göre 74 bin seviyelerinden tekrardan yükseliş hareketi görme ihtimalimiz var. Ama dışarıya baktığımızda yarın Avrupa Merkez Bankası’nın kritik faiz kararı ve Draghi’nin açıklamaları da olacak. “

-Adnan Çekçen-

https://www.youtube.com/watch?v=zJ6R8V0tNi8

 

Yatırımlarınızı Daha Kazançlı Hale Getirin

Her yatırımcının ayrı kişisel özellikleri, ayrı yatırım alışkanlıkları ve belli bir bilgi birikimi vardır. Bu durum, yatırımcıların aynı piyasada işlem yapsalar dahi farklı kazanç seviyeleri elde etmelerine neden oluyor. Fakat diğerlerine göre az kar eden, her şeyi denemelerine rağmen bir türlü hedeflerine ulaşamayan yatırımcıların da yatırım işlemlerinden daha fazla kazanabilmelerinin farklı alternatif yolları var. Önemli olan sorunun nerede olduğunu anlayabilmektir. Yatırım alışkanlıklarınızı değiştirmek ve bunun için de farklı işlemler üzerinden yatırım yapmak istiyorsanız aşağıda yer alan tavsiyelerimizi deneyerek daha fazla kazanmaya başlayabilirsiniz.

Nerede ve Neye Yatırım Yaptığınızı Bilin

Birikimlerinizi değerlendirmek için tercih ettiğiniz piyasayı tanıyor olmanız, başarılı yatırım işlemlerinin sırrıdır. Çünkü her yatırım piyasasının kendine özel bir işlem mantığı vardır. Eğer yatırım yaptığınız piyasada başarılı olamadığınızı düşünüyorsanız, belki de size uygun bir piyasada işlem yapmıyorsunuzdur. Bunun için öncelikle kendi birikiminizi ölçmeye odaklanın. Hangi sektöre ilgi duyduğunuz, en çok ne ile ilgili profesyonel yorum yapabilecek bilgiye sahipsiniz, işlem ve yorum yetenekleriniz neye daha yatkın gibi soruları kendinize sorarak sizin için en uygun piyasa ya da piyasaları keşfedebilirsiniz. Bilmediğiniz bir piyasada işlem yapmaya çalışmak zaman ve maliyet kaybından başka bir şey değildir. Bir piyasayı öğrenmenin en iyi, o piyasanın içine girmektir; ama sadece getirisi fazla diye ilgi duymadığınız ve hakkında bir şey bilmediğiniz bir piyasada kazananlardan biri olmanızın pek mümkün olmadığını unutmamalısınız.

Yardım Almaktan Çekinmeyin

Yatırım piyasalarında sık sık karşılaşılan bir durum, kendine aşırı güven sonucu kaybeden yatırımcıların olmasıdır. Yatırım yapmak çok yönlü bir süreçtir. Bunun anlamı; yatırım yaparken hem bilgi, deneyim ve yeteneğe hem risk yönetimine hem de duygularınızı kontrol etmeye ihtiyacınız olur. Çoğu yatırımcı tüm bunları tek başına yönetemez. Ne kadar bilgili ve deneyimli olursanız olun, riskli bir karar vermeniz gerektiği anda duygularınıza yenik düşerek hata yapma ihtimaliniz her zaman vardır. Bunun gibi benzer pek çok durumla karşı karşıya kalabilirsiniz. Önüne geçmek için yatırım işlemlerinizde sizden daha deneyimli ve daha fazla bilgi sahibi birine danışabilirsiniz. Hemen hemen her yatırım piyasasında yatırım danışmanı olarak çalışan bulunur. Yatırım danışmanları ile çalışmak için yeterli maddi birikiminiz yoksa bunu ücretsiz yapan kurumların bulunduğu piyasalara yönelebilirsiniz. Örneğin forex piyasalarında aracı kurumlar tüm forex eğitimlerini ve analiz desteğini yatırımcılarına ücretsiz olarak sağlar. Yatırım işlemlerinizde yardım almak, başarısız olduğunu göstermez; aksine çok daha fazla kazanç elde etmenizi sağlar.

Güven Duygunuza Odaklanın

Yatırım yaparken paniğe, kaybetme korkusuna vb duygulara kapılmamak, dolayısıyla da hataları en aza indirgemek için güven duyduğunuz işlemlere paranızı yatırın. Bunun için risk seviyenizi kontrol almaktan başlayabilirsiniz. Yüksek risk içeren yatırım piyasalarında işlem yapmak streslidir; bu piyasalar hızlıdır, değişkendir ve kazanma şansınız ile kaybetme ihtimaliniz her zaman için sahnededir. Riskten kaçınmak ise doğal bir yatırımcı tepkisidir. Risksiz işlemlerden başlayarak yavaş yavaş risk seviyenizi artırmak size daha kalıcı kazançlar elde ettirecektir. Bunun dışında yatırımlarınızı tek bir ürüne ya da piyasaya yapmayın. Birikiminizi farklı alternatifler ile değerlendirin. Bunların birbirleri arasında ilişkili olmasına dikkat edin. Yani yatırım yapmayı seçtiğiniz bir ürün piyasa gelişmeleri sonucunda değer kaybederse diğer üründe kazanıyor olabilmelisiniz. Planlamalarınızı bu yönde yapmaya özen göstermelisiniz. Son olarak, yatırım miktarlarınızı da kontrol altında tutun. Yüksek kar seviyelerine odaklanarak tüm sermayenizi işleme sokmayın. Küçük miktarlarda yatırım yapmaya ve başarılı oldukça bu miktarı büyütmeye gayret edin. Bu da sabırlı olmanız gerektiğini gösteriyor. Sabredin ve uzun vadeli düşünün. Zamanla kazançlarınızın ivmeli bir şekilde arttığını görebilirsiniz.

Yatırımlarda Risk Yönetiminin Önemi

Yatırım yapmayı düşünen yatırımcıların dikkat etmesi gereken önemli ayrıntılar vardır. Elbette herkesin yatırım yapmaktaki amacı kar elde etmek, birikimlerini bir kazanç kaynağı olarak kullanabilmektir. Fakat bu bir süreçtir ve hem bilgi, deneyim hem de sabır gerektirir. Birikimlerinizi değerlendirirken bilinçli ve dikkatli adımlar atmak emeğinizin de çöpe gitmesine engel olur. Yatırım işlemlerinizi sağlıklı bir sürece yaymak için aşağıdaki adımları izlemenizde fayda var.

Yatırım Yapmaya Başlamadan Önce Araştırın

Araştırma yapmak her şeyde olduğu gibi bir yatırımcı olmadan önce de yapılması gerekenlerin başında gelir. Yatırım yapmak için araştırmanız gereken pek çok şey vardır ve bunların başında piyasalar gelir. Yatırım yapacağınız piyasayı seçerek işe başlayabilirsiniz. Gerek fiziksel gerek online olarak işlemlerini gerçekleştirebileceğiniz pek çok yatırım piyasası alternatifi bulunur. Bunlara örnek olarak; altın, döviz piyasaları, gayrimenkul, hisse senedi piyasaları, forex piyasaları, sigortacılık hizmetleri, bankacılık hizmetleri vb. sayabiliriz. Sayılarını arttırabileceğiniz yatırım piyasalarının işleyiş mantığını, nasıl yatırım yapıldığını, ne kadar sermaye gerektirdiğini, işlem zamanlarını, maliyetlerini, getiri seviyelerini vs. iyice araştırın. Kendi yeteneklerinize, bilgi seviyenize ve ilgi alanınıza uygun bir piyasayı seçmeye özen gösterin.

Yatırım İşlemleri Yaparken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Yatırım yapacağınız piyasayı seçtikten sonra, işlemleri yaparken bazı ayrıntılara dikkat etmeniz, olumlu sonuçlar elde edebilmeniz açısından oldukça önemlidir. Her şeyden önce piyasanı gerekliliklerini yerine getirmeniz gerekir. Yani yatırım yaparken, maceraperest girişimlerden uzak durmanız ve piyasaya ayak uydurmanız ilk ve en önemli kuraldır. Hangi piyasada işlem yapıyorsanız, o piyasanın işlem gören ürün fiyatlarını etkileyebilecek gelişmeleri bilmeli ve takip etmelisiniz. Örneğin arsa alıp satan bir gayrimenkul piyasası katılımcısıysanız, arsanız çevresindeki projeler arsanızın değerini etkileyecektir ya da forex piyasası katılımcısıysanız ürün fiyatları üzerinden alım satım şeklinde gerçekleştirdiğiniz işlemlerinizde başarı elde edebilmek için makroekonomik gelişmeleri kar seviyenizde değişiklik yaratacaktır. Bunun gibi durumlarda piyasanın dinamiklerini ve etkilendiği gelişmeleri yakından takip etmek faydalı olacaktır.

Yatırım Yaparken Risk Yönetimine Önem Verin

Yatırım piyasalarının buluştuğu ortak nokta, kar amacı ile yapılan işlemlerdir. Getirisi ne olursa olsun, kazancın söz konusu olduğu bir ortamda risk de kaçınılmaz olur. Dolayısıyla hangi yatırım piyasasında işlem yapıyor olursanız olun, risk yönetimi yapmaya özen göstermelisiniz. Risk yönetimini, yatırımcının hedeflediği kazancı elde etmek üzere atacağı adımlarda karşı karşıya kalabileceği olumsuzlukları göze alarak yaptığı planlama şeklinde özetleyebiliriz. Risk yönetimi yaptığınızda, yatırım işlemlerinizde karşılayabileceğiniz maksimum kayıpları önceden hesaplamış olursunuz. Bu durum sizin hem kayıp yaşadığınızda bu duruma hazırlıklı olduğunuz için kaybetme psikolojisine girmenize engel olur hem de kayıp yaşarken nerede durmanız gerektiği bilincinde olmanızı sağlar.

Yatırım piyasalarında elde ettiği kazançlarla adını duyurmuş olan yatırımcıların ortak özelliklerine ve piyasada gerçekleştirdiği işlem alışkanlıklarına göz attığınızda hepsinin ciddi bir risk yönetimi uyguladığını görebilirsiniz. Yatırım yaparken her durumla karşılaşabilirsiniz. Büyük hedeflerinize ulaşmak için bazen ufak tefek kayıplara göz yummak stratejinizin bir parçası olabilir. Risk yönetimi yaparak bu kayıpları kontrol altına alabilir, psikolojik analizi de bu stratejinize dahil ederek asıl hedefinize sağlıklı bir şekilde ulaşabilirsiniz.

TL’nin Değer Kazanımı Hızlanıyor

Gelişmekte olan ülke para birimlerine kısa vadede gelen fon akışı hikayesinin devam ettiğini söyleyen Kutay Gözgör, günü değerlendirmeye şöyle devam ediyor: “İki gün önce başta Brezilya Real’i olmak üzere Güney Afrika Randı, Rus Rublesi ve TL de %2’lik bir değer kazanımı yaşayarak pozitif ayrışmıştı. Şuan baktığımızda gün içerisin de gelişmekte olan ülke para birimlerinin değer kazandığını görebiliriz. Bu biraz daha piyasalarda getiri arayan hedge fonların gelişmekte olan ülke para birimlerine kaydığına yönelik soru işaretlerinin oluşmasına sebebiyet veriyor. Piyasalardaki en büyük eksikliğin getiri olduğunu söyleyebiliriz. Piyasalar yavaş yavaş brexit etkisinin yaralarını sarmaya başlamış olsa da hala daha küresel risk iştahının düşük olduğunu söyleyebiliriz. Bunu tahvil tarafında görebiliyoruz. Endekslerde kıpırdamalar olsa da çok da kalıcı olacakmış gibi gözükmüyor. Özellikle Amerikan kısa vadeli tahvil faiz oranlarının düşmeye devam ettiğini ve getiri eğrisinin yataylaşmaya başladığını görüyoruz. Bu gelişmekte olan ülke para birimleri için olumlu bir etki yaratıyor. Şuanda TL de bundan etkileniyor. Dolar TL kritik bir seviye olan 2,88’i tespit ediyor. Gün içerisinde 3-4 kez buralar test edildi. Haziran ayı başında da test edilen bir noktaydı. Özetle önemli nokta. 2,88 aşağısına geçilir ve bu destek noktası kırılırsa Dolar – TL ‘de satışlar hızlanarak 2,8700 – 2,8650 bölgesine kadar sürebilir. Mevcut konjonktüre baktığımızda gelişmekte olan ülke para birimlerinde bir miktar daha pozitif görüntünün sürmesini bekleyebiliriz. Burada soracağımız soru yine kalıcılık olacaktır. Şimdilik küresel risk iştahının yükseldiğine dair ibareler yer almıyor. Altın tarafına bakacak olursak hala daha pozitif görüntüsünün devam ettiğini söyleyebiliriz. 1335 – 1303 içerisinde dikdörtgen formasyonuna yöneldiğini söyleyebiliriz. Tahvil faizlerinin düşük kalmaya devam etmesi hikayesi altın fiyatlarına yarayacak gibi duruyor. Brexit öncesindeki fiyatlara geri dönüş yönelimi var. Piyasalar bir süre daha riskten kaçmaya devam ederek güvenli varlıklara yönelmeye devam edebilir. Kalıcı olup olmayacağına bakıyor olacağız. Endeks tarafında, S&P ’de 2080 seviyesi üzerinde kalınmadığı sürece satışların kalıcı olmayarak daha çok satış fırsatı olarak değerlendirilebileceğini söyleyebiliriz. Yani piyasalar bir miktar toparlanma gösterse de güvenli varlıklarda kalmayı en azından orta vadede sürdürecek gibi gözüküyor. “

-Kutay Gözgör-

https://www.youtube.com/watch?v=qn-Sq_8Zp7s

 

TL Varlıklarının Olumlu Ayrışması Devam Edecek mi?

Piyasalarda olumlu havanın bir miktar daha sürebileceğine dikkat çeken Kutay Gözgör, yeni güne dair beklentilerini şöyle aktarıyor: “Rusya ile Kasım ayında yaşanan gelişmeler sonrasında ilişkilerin normale dönmesi sonrası özellikle turizm gelirlerinde yeniden bir yükselme potansiyeli oluşturdu. Aynı zamanda bunun büyümeye olumlu yansıyacak olması gibi fiyatlamalar bir süre daha TL varlıklarına ve diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine göre olumlu ayrışmasına sebebiyet verebilir. Teknik anlamda baktığımızda Dolar – TL’de 2,9150 seviyelerinin test edildiğini görüyoruz. Bu bölgelerin aşağısına geçilmesiyle birlikte ortalama 2,88 – 2,89’lara doğru bir geri çekilme ihtimali olabilir. Yurt içindeki pozitif ayrışmanın devam edebilmesi için küresel piyasalara bakmakta fayda var; çünkü küresel risk iştahı oldukça düşük. Hala brexit fiyatlamalarının etkisi devam ediyor. Bu etki kolay kolay da sonlanacak gibi gözükmüyor. Uzun süre boyunca muhtemelen biz o etkiyi göreceğiz. Küresel risk iştahının da kısa vadede kolay kolay yükselmeyeceğini bekliyoruz. O yüzden geri çekilmeler olsa da burada biraz kalıcılığı sorgulamak gerekiyor. Eğer küresel piyasalarda risk iştahının yükseldiğini görürsek TL varlıklarında daha fazla bir değer kazanımı görebiliriz. Fakat şimdi bir miktar daha potansiyel olsa da biraz daha limitli olacağını düşünüyoruz. Küresel piyasalarda risk iştahı düşük ve endekslerde görüntü zayıf görünüyor.”

Borsa İstanbul tarafında ilişkilerin normalleşmesinden sonra nasıl bir görünüm oluştuğunu Kutay Gözgör şöyle aktarıyor: “Bazı sektörler (enerji, turizm, bankacılık gibi…) buna oldukça olumlu tepkiler verdi. Bununla birlikte endekste de yükselişler görüyoruz. Burada yükseliş potansiyeli var; ama 77.500 – 77.800 arası güçlü bir direnç bölgesi olması nedeniyle buraları aşamayabilir. Aşsa dahi önünde 79 binler gibi güçlü bir başka engel daha var. Şimdilik yükselişlere biraz tepki alımı olarak bakmakta fayda var. Kalıcılık yaşanmayabilir. Aynı şekilde Dolar – TL’ye de baktığımızda 2,90’lara doğru bir geri çekilme görebiliriz. 2,90’ın aşağısında kalıcılık sağlanması için küresel piyasalardaki durumun önemli olabileceğini söyleyebiliriz. Ama kısa vadede 2,90’lar görülebilir. İngiltere ile ilgili gelişmelerin olumlu yansımalarını görmemiz halinde belki kalıcılıktan bahsedebiliriz. Şimdilik Dolar – TL tarafında geri çekilmeler olsa bile kalıcılık sağlanmayabilir. Ons altın güvenli varlık olma özelliğini uzunca bir süre sürdürecek gibi gözüküyor. Pozitif görüntü sürüyor. Ama şimdilik baktığımızda altın fiyatları dinlenme sürecinde. Ons bazında 1335 seviyesi aşılamadı ve buradan bir miktar geri çekiliyor. Ancak görüntü hala daha pozitifliğini sürdürüyor. Ama tahvil piyasaları negatif bölgede kalmaya devam ediyor. Almanya, Japonya rekor dip seviyelere geriliyor. Rekor dip seviyelere gelen tahvil faizleri ise altın fiyatlarını destekliyor. O yüzden bu süreç devam ettiği sürece altında da pozitif fiyatlamalar görebiliriz. Ons bazında tekrardan 1350’ler gündeme gelebilir. Gram altında ise 127’lere doğru bir yükseliş potansiyelimiz var. Altında geri çekilmelerin orta vadede daha çok alım fırsatı olarak değerlendirildiğini söyleyebiliriz.”

-Kutay Gözgör-

https://www.youtube.com/watch?v=TeydIT93XxQ

 

TL Varlıkları Denge Noktası Arıyor

Çok hareketli bir işlem gününün geride bırakıldığını belirten Adnan Çekçen, günü değerlendirmeye şöyle devam ediyor: “Bugün yurtiçi piyasalar açısından iki yarı hikaye ile başladık. Dün piyasaların kapanmasından sonra, S&P’nin kararı ve ardından olağanüstü hal ilan edilmesi ile beraber yurtiçi piyasalar bu iki hikaye ile yeni güne başladı. S&P tarafıyla alakalı, şuandaki Türk varlıklarında geri çekilme var, faizler yükseliyor, dolar 3,05’in üzerinde kalıcı olmaya çalışıyor ve endeks tarafında satış dalgası biraz derinleşiyor. Ama ana sebeplerden bir tanesi yurtiçi piyasalardaki riskin devam ettiğini ama azaldığını söylemek yanlış olmaz. Bu yeni hikayede Moody’s’in Ağustos ayı başında yapacak olduğu değerlendirmede not indirim ihtimali piyasalarda en önemli risk olarak konuşabiliriz. Kurun düşmemesi, Borsa İstanbul tarafının derinleşmesini buna bağlayabiliriz. Teknik bir seviye vermek gerekirse endeks tarafında özellikle 2016 yılı başında 68.500 – 70.000 aralığında kalıcı olmuştuk. Şuandaki satış dalgasına baktığımızda 72.500 üzerinde kapatır mı diye takip ediyorduk; ama burayı da hızlı bir şekilde geçti. Dolayısıyla TL varlıkları denge noktası aramaya devam ediyor. İlk etapta endeks bazında 68.500 – 70.000 aralığına kadar gevşeme olabilir. Bu noktalardan tepki alımı gelebilir. Dolar tarafıyla alakalı hala yukarı yönlü tehlikeli bölge devam ediyor. 3,05’in altında bir kapanış görürsek gevşemenin biraz da devam edebileceğine yönelik beklentileri konuşabiliriz.”

-Adnan Çekçen-

https://www.youtube.com/watch?v=4yhxluBu_DE

 

Terör Saldırılarının Piyasaya Etkileri

Yaşanan olaylarda hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek sözlerine başlayan Murat Tufan piyasalardaki gelişmeleri şöyle değerlendiriyor: “Borsaların daha önceki performansına değinmemiz gerekirse, Türkiye yakın tarihte terör saldırısına sahne oldu ve bu anlamda borsanın performansına bakmak gerekir. 20 Kasım 2003’te Sinagog saldırısı sonrası HSBC Bankası’na yapılan saldırıda borsanın %7’lik kayıp yaşadığını görmüştük. Uluslararası sermayeye yatırımın önemli bir simgesi olan HSBC ’ye yapılan saldırı sonrasında borsanın böyle bir kayıp yaşaması normal; ama diğer saldırılara da bakmak gerekir. 2007 İstanbul Güngören saldırısı, 2013 Hatay Reyhanlı ilçesi saldırısı sonrasında borsanın primli seyrettiğini, Sultanahmet’teki saldırıda yine aynı şekilde %0,52 primli seyrettiğini görmüş olduk. Tüm bu terör saldırılarının ortak notası, piyasaların bu terör saldırılarına çok fazla tepki vermemesi diyebiliriz. Borsa performansı açısından önemli oluyor. Alt kalemlere baktığımız zaman, özellikle ulaştırma ve turizm sektörlerinin derin bir yara aldığını gördük. Özellikle yılbaşından bugüne, ulaştırma sektörü %20’nin üzerinde bir değer kaybı yaşadı. Turizm sektörü de endekslere baktığımızda Mayıs ayı sonundan bugüne kadar %10’un üzerinde bir değer kaybetti. Türkiye’nin cari açık noktasında ulaştırma ve turizm gibi sektörlerin bu denli sert bir düşüş yaşaması büyüme performansı açısından da önem arz ediyor. Önümüzdeki dönemde Suriye konusunda uluslararası anlamda Türkiye’nin bir şeyler yapması gerektiğinin mesajı çıktı aslında. Her ne kadar Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmış olduğu görüşme ılımlı geçmiş olsa da önümüzdeki dönemde terör riskinin doğrudan yatırımlar ve büyüme performansını etkileyebileceğini söyleyebiliriz. “

Genel küresel borsalardaki son durumu ise Murat Tufan şöyle aktarıyor: “Brexit sonrası endişeler son buldu. Özellikle petrol fiyatlarında haftalık stoklarda 4 milyon varil, beklentilerin çok üzerinde bir azalış geldi. Genel küresel borsa performansları yukarıda. Gelişmekte olan ülke para birimlerine bakmak gerekirse burada Brezilya Reali’nin ve diğer ülke para birimlerinin, Meksika Pezosu, Güney Kore wonunun dolar karşısında %1-2 arasında değer kazandığını gördük. Faiz artış beklentileri oldukça düşük; ama Dolar – TL performansına baktığımızda 2,90’larda olduğumuzu görüyoruz. Burada %0,50 gibi yatay bir değer kazanımı var. Terör saldırıları burada kısmen Dolar – TL tarafında TL’nin değer kazanımı anlamında negatif etkilemiş olarak görüyoruz. 2,8750 önemli bir teknik destek seviyesi. Buralara kadar geri çekilmeler Türkiye, Rusya ve İsrail ilişkilerinden dolayı normal karşılanmalı.”

-Murat Tufan-

https://www.youtube.com/watch?v=alXWQ8CZhWE