Terör Saldırılarının Piyasaya Etkileri

Yaşanan olaylarda hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek sözlerine başlayan Murat Tufan piyasalardaki gelişmeleri şöyle değerlendiriyor: “Borsaların daha önceki performansına değinmemiz gerekirse, Türkiye yakın tarihte terör saldırısına sahne oldu ve bu anlamda borsanın performansına bakmak gerekir. 20 Kasım 2003’te Sinagog saldırısı sonrası HSBC Bankası’na yapılan saldırıda borsanın %7’lik kayıp yaşadığını görmüştük. Uluslararası sermayeye yatırımın önemli bir simgesi olan HSBC ’ye yapılan saldırı sonrasında borsanın böyle bir kayıp yaşaması normal; ama diğer saldırılara da bakmak gerekir. 2007 İstanbul Güngören saldırısı, 2013 Hatay Reyhanlı ilçesi saldırısı sonrasında borsanın primli seyrettiğini, Sultanahmet’teki saldırıda yine aynı şekilde %0,52 primli seyrettiğini görmüş olduk. Tüm bu terör saldırılarının ortak notası, piyasaların bu terör saldırılarına çok fazla tepki vermemesi diyebiliriz. Borsa performansı açısından önemli oluyor. Alt kalemlere baktığımız zaman, özellikle ulaştırma ve turizm sektörlerinin derin bir yara aldığını gördük. Özellikle yılbaşından bugüne, ulaştırma sektörü %20’nin üzerinde bir değer kaybı yaşadı. Turizm sektörü de endekslere baktığımızda Mayıs ayı sonundan bugüne kadar %10’un üzerinde bir değer kaybetti. Türkiye’nin cari açık noktasında ulaştırma ve turizm gibi sektörlerin bu denli sert bir düşüş yaşaması büyüme performansı açısından da önem arz ediyor. Önümüzdeki dönemde Suriye konusunda uluslararası anlamda Türkiye’nin bir şeyler yapması gerektiğinin mesajı çıktı aslında. Her ne kadar Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmış olduğu görüşme ılımlı geçmiş olsa da önümüzdeki dönemde terör riskinin doğrudan yatırımlar ve büyüme performansını etkileyebileceğini söyleyebiliriz. “

Genel küresel borsalardaki son durumu ise Murat Tufan şöyle aktarıyor: “Brexit sonrası endişeler son buldu. Özellikle petrol fiyatlarında haftalık stoklarda 4 milyon varil, beklentilerin çok üzerinde bir azalış geldi. Genel küresel borsa performansları yukarıda. Gelişmekte olan ülke para birimlerine bakmak gerekirse burada Brezilya Reali’nin ve diğer ülke para birimlerinin, Meksika Pezosu, Güney Kore wonunun dolar karşısında %1-2 arasında değer kazandığını gördük. Faiz artış beklentileri oldukça düşük; ama Dolar – TL performansına baktığımızda 2,90’larda olduğumuzu görüyoruz. Burada %0,50 gibi yatay bir değer kazanımı var. Terör saldırıları burada kısmen Dolar – TL tarafında TL’nin değer kazanımı anlamında negatif etkilemiş olarak görüyoruz. 2,8750 önemli bir teknik destek seviyesi. Buralara kadar geri çekilmeler Türkiye, Rusya ve İsrail ilişkilerinden dolayı normal karşılanmalı.”

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir